Şu An ForumumuzdaŞu An Forumumuzda

    Şu an 11 kullanıcı online. 0 Üye ve 11 Misafir Bulunmaktadır.

    Anahtar barbaros sert




    ANAHTAR

    Seneler evvel TGRT’de yayınlanan Aziz Mahmud Hudai Hz.lerinin hayatını anlatan bir filim izlemiş ve oldukça muteessir olmuştum.
    Belki 4 kez izlediğim bu filimde bir balıkçı sandalı vardı ve üzerinde “ANAHTAR “ yazılıydı.
    Balıkçı bu tekne ile fırtınalı bir havada süt liman bir yol izliyordu.
    Çok anlamlı bulduğum bu kelime ne zaman Aziz Mahmud Hudai Hz.lerini düşünsem aklıma gelir.
    O sene içime dervişlik yönünde bir ateş düşmüş idi, herkese onun hayat hikayesini anlatır olmuştum.
    Üsküdar’daki kabrini ziyaret etmiş ve Allah’tan böyle bir talebe olmayı dilemiştim, bu yöne olan sevgiyi Allah içimde kalbimin bir köşesinde diri tuttu hamd olsun.

    Anahtar, güzel dilimiz Türkçe’mizde çok yaygın olarak kullandığımız, her gün defalarca tekrar ettiğimiz bir kelimedir, bu kelimeyi biraz açalım bakalım neler çıkacak dedik ve karşımıza bazı ilginç söz kombinasyonları çıkıverdi.

    Belki alınırlar diye söylüyorum, Etimoloji uzmanlarımız ve Türk Dil Kurumumuzun sakinleri sakın alınmasınlar, biz burada kelime ve sözcüklerden aldığımız tad ve zevkleri paylaşıyoruz, illede bu kelime burdan geliyor demiyoruz, BİZe böyle görünüyorlar diyoruz.
    Orta okul yıllarımda Türk Dili ve Edebiyatına giren bir öğretmenimiz niye anahtar’a açkı dememişlerde “anahtar” demişler diye bir düşünce ile gelmişti.
    İyiki öyle yapmamışlar yoksa bizim ANAHTAR serüvenimizde başlamadan bitmiş olurdu.

    Evvela bu kelimeyi “AN’A –AHT-AR” olarak açalım.
    AHT kelimesine Osmanlıca Türkçe sözlükten bakıyoruz karşımıza şu manalar çıkıyor :

    • Vâdetme. Söz verme. Vefâ. Yemin. And. Misak. Peymân.
    • Asır. Devir. Tevhid. Mukavele.
    • Vasiyet.

    AKD:
    • Anlaşma. Sözleşme.
    • Düğümleme. Düğümlenme. Bağ bağlama. Bağlanma.

    IHTAR: Kalbe gelen doğuş ilham. Hatırlatma, uyarı.

    TAV’:
    • İsteyerek uymak. Bir şeyi istekle yapmak. Muti' olmak.
    • Mer'anın genişliğinden dolayı davarın her tarafta otlamasının mümkün olması.

    ÂN’a AHT eden dersek, ÂN’a aht eden yani ÂN’a AHTar Cenab-ı HAKK’dır desek o zaman hangi ana aht eder sorusu ile karşılaşırız. Bakalım Kur’anda nelere and ediyor ALLAH Celle Celâlihu?

    ALLAH Celle Celâlihu;
    Asr’a (103/1) and ediyor, incir ve Zeytine and ediyor(Tin 95/1), Kuşluk vaktine ve sakinleştiği anda geceye and ediyor(Duha 93/1), Bürüdüğü zaman geceye ve açıldığı zaman gündüze ve erkeği ve dişiyi yaratana and ediyor(Leyl 92/ 1-3),
    Burçlarla dolu göğe(Buruc 85/1) ,
    Vad edilmiş güne(Buruc 85/2) ,
    Şahidlik eden ve edilene (Buruc 85/3)and ediyor ,
    Kıyamet gününe (75/1),
    Kendini levm eden nefse (75/2),
    Yıldızların yerlerine (Vakia 52/75) and ediyor.

    “Peki Aşkına âşığım yâr!’a AHT eden ALLAH Celle Celâlihu nasıl bir ANAHTAR ile her ÂN yeni bir şe'endedir?” diye sorsak o zaman ANA-AHT-AR’a bakmamız gerek.
    Harfleri değişik şekillerde ayırıyoruz farklı şekillerde zevk edelim diye inşAllah.
    Fakat bir şeyler anlatmak istiyoruz bakınız ANA kelimesi çıktı ortaya birden.
    RESÛLULLAH SALLallahu aleyhi vesellem efendimizin’in ÜMMiliği çıktı ortaya.
    ÜMMi kelimesinde ÜMM kelime kökü ile ANA saklıdır.
    ANA’nın kendisinde ise ÂN’I tecelli ettiren mekanizma HAYY tezgahı, ALLAHu Teala’nın RAHİM sıfatının mazharlığı var burada.

    ALLAH Celle Celâlihu Tin Süresi [95/1]n’de :
    وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ
    ---Vettiyni vezzeytuni.:Tîn’e ve zeytûn’a andolsun.''

    Diyor kasem ediyor ÂN-DOLSUN diyor, sanki Zeytinin tekliğindeki tüm incirin kesretini saklayan Nur-u Mim(Zeytin) ANA-AHT-AR’ında kün fe yekün tecellisi.
    Herşey gelip gitmede her ÂN anahtar açıp kapanmada ve Anlar KÜN’ün içindeki (FE) Yekün tüm Anlar olarak Nur-u Mim ANA’mıza tecelli etmekte ve o ANA-AHT-AR her açıp kapamada yeni bir şe'endelik zahire çıkarmakta, Mek-AN’lar ve Zam-AN oluşmakta akıl perdelerimizde.
    İşte böyle bir ANA-AHT-AR’I var ALLAHU Zül Celal’in.
    Böyle bir ANA-AHT-AR’ın kulpuna SALL etsek SILA etsek yapışıp tutunsak, demekki sağlam bir kulba yapışacağız inşaALLAH.

    Lokman [31/22].
    وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُ إِلَى اللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى وَإِلَى اللَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِ
    ---Ve men yuslim vechehu ilâllâhi ve huve muhsinun fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, ve ilâllâhi âkibetul umûr(umûri):Halbuki her kim özü muhsin olarak yüzünü tertemiz Allaha tutarsa o hakıkaten en sağlam kulpa yapışmıştır, öyle ya bütün işlerin akıbeti Allaha dayanır.''

    Biz kimiz peki? Elest ÂNında AHD etmedik mi?
    AHD’imiz bu ANA-AHT-AR’ın AHT’inde o zaman.
    Belkide ANA-AHT-AR’ın halkasındadır kim bilir.

    AHD ya da AHT ’in TEVHİD manasını alırsak ne olur?
    AHD, TEVHİD olur.
    O zaman AHD , ''LA İLAHE İLLA ALLAH'' olur.
    TAV’ isteyerek yapmak istekle uymak ise TEVHİD etmekde TAV’ AHD dir, yani sanki AHD’ine kendi tercihiyle vefa göstermektir.
    ALLAH Celle Celâlihu’a verilen AHD’i tutmak ona uymaktır.
    SÖZün güzeline tasdik edip uymaktır.

    Leyl Süresi [92/ 6].
    وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى
    ---Ve saddeka bilhüsna:Ve hüsnâyı tasdîk eylerse.''

    O zaman ÂN’A AHT eden ÂN’da Tevhid eden ÂN’da AHDine uyan, demektir .
    ÂN’A- AHT –AR kapıları açar, ''LA İLAHE İLLA ALLAH'' zikri de kapıları açar.
    AHD’A uyanın ANAHTAR’ı vardır.
    AHD’a uymuş, GELmiş, YAŞAmış, GÖRmüş, BİLmiş , Bi-AHD etmiş ve CİHAD (CAHADE) etmiş, ŞAHİD ve ŞEHİD olmuş ŞEHADET’ini RESÛLULLAH SALLallahu aleyhi vesellem efendimizinin, ANA AHTI yerine getiren o ŞAHİD’in ŞEHADETİNE katmıştır.
    “Lâ ilahe” diyerek, masiva olarak ne gördüyse onların ilahlıklarını red etmiş ve onlara olan nefsani bağlarını keserek koparmış, “İLLA ALLAH” diyerek SILA bağını Rahmetenli’l- Âlemin olan RESÛLULLAH SALLallahu aleyhi vesellem efendimizin’e B-AĞLAmıştır.

    ŞER-İ-AHD(Şeriat): Elest bezmi diye anılan ilk AHD’i yerine getirmek için izlenmesi gereken kanun ve nizamlardır.

    Bi-AHD (Biat): “Sen bizim Rabbimizsin” BİZ BİLEyiz diyenlerin BİLElik AHD’idir. Onlar Biat ederken Bi-AHD ederler, yani ASLında. ANA-AHD’da odur.

    Allah en doğrusunu bilir.
    Es-SELÂM ve Sevgiyle
    GaribAN




    KUR'ÂN-I KERİM'DEN REFERANS EDİLEN ÂYETLER:

    Fetih Suresi [48/10].
    إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَى نَفْسِهِ وَمَنْ أَوْفَى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا
    ---İnnellezine yübayiuneke innema yübayiunellah yedüllahi fevka eydihim fe men nekese fe innema yenküsü ala nefsih ve men evfa bi ma ahede aleyhüllahe fe se yü'tihi ecran aziyma: Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.”

    Ali Imran Suresi[3/76].
    بَلَى مَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ وَاتَّقَى فَإِنَّ اللّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ
    ---Bela men evfa bi ahdihi vetteka fe innellahe yühibbül müttekiyn: Hayır yol var, Allah var, her kim ahdine vefa eder ve korunursa şüphe yok ki Allah o muttekileri sever.

    Ali Imran Suresi [3/77].
    إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً أُوْلَـئِكَ لاَ خَلاَقَ لَهُمْ فِي الآخِرَةِ وَلاَ يُكَلِّمُهُمُ اللّهُ وَلاَ يَنظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
    ---İnnellezine yeşterune bi ahdillahi ve eymanihim semenen kalilen ülaike la halak lehüm fil ahirati ve la yükellimühümüllahü ve la yenzuru ileyhim yevmel kiyameti ve la yüzekkihim, ve lehüm azabün elim :Fakat onlar, o Allahın ahdini ve kendi yeminlerini bir kaç paraya satanlar işte onların Ahırette hiç nasıbi yoktur, Allah onlara kelâmiyle hitab etmiyecek ve kıyamet günü nazar buyurmıyacak, ve kendilerine temize çıkarmıyacaktır, onların hakkı elîm bir azabdır.''

    En'am Suresi[6/152].
    وَلاَ تَقْرَبُوا مَالَ الْيَتِيمِ إِلاَّ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ حَتَّى يَبْلُغَ أَشُدَّهُ وَأَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ بِالْقِسْطِ لاَ نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا وَإِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَى وَبِعَهْدِ اللّهِ أَوْفُوا ذَلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
    ---Ve la takrabu malel yetimi illa billeti hiya ahsenü hatta yeblüğa eşüddeh ve evfül keyle vel mizane bil kist la nükellifü nefsen illa vüs'aha ve iza kultüm fa'dilu ve lev kane za kurba ve bi ahdillahi evfu zaliküm vassaküm bihi lealleküm tezekkerun :Ve yetim malına yaklaşmayın, ancak rüşdüne erinceye kadar en güzel suretle başka, ölçeği tartıyı tam ve denk tutun, bir nefse ancak vüs'ünü teklif ederiz, söz sahibi olduğunuz vakit de hep adaleti gözetin velevse hısım olsun, Allahın ahdını yerine getirin, işittiniz a işte size o bunları ferman buyurdu, gerektir ki düşünür tutarsınız.''

    Araf Suresi [7/102].
    وَمَا وَجَدْنَا لأَكْثَرِهِم مِّنْ عَهْدٍ وَإِن وَجَدْنَا أَكْثَرَهُمْ لَفَاسِقِينَ
    ---Ve ma vecedna li ekserihim min ahd ve ev vecedna ekserahüm le fasikiyn.: Hem ekserîsinde ahde vefa görmedik, şu muhakkak ki ekserîsini taatten çıkar fasıklar gördük.''

    Tevbe Suresi [9/111].
    إِنَّ اللّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللّهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
    ---İnnellaheştera minel mü'minine enfüshehüm ve emvalehüm bi enne lehümül cenneh yükatilune fi sebilillahi fe yaktülune ve yuktelune va'den aleyhi hakkan fit tevrati vel incili vel kur'an ve men evfa bi ahdihi festebşiru bi bey'ikümlezi bay'tüm bih ve zalike hümvel fevzül aziym. :Allah mü'minlerden canlarını ve mallarını; Cennet muhakkak kendilerinin olmak bahasına satın aldı, Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler, Tevratta da, İncilde de Kur'anda da hakka taahhüd buyurduğu bir va'd, Allahdan ziyade ahdine vefa edecek kim? O halde akdettiğiniz şu bîatten dolayı size müjdeler olsun, ve işte, o fevzi azîm bu.''

    Rad Suresi [13/20].
    الَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ اللّهِ وَلاَ يِنقُضُونَ الْمِيثَاقَ
    ---Ellezine yufune bi ahdillahi ve la yenkudunel misak.: Onlar ki Allahın ahdine vefâ ederler ve misâki bozmazlar.''

    Rad Suresi [13/25].
    وَالَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ اللّهِ مِن بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا أَمَرَ اللّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الأَرْضِ أُوْلَئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوءُ الدَّارِ
    ---Vellezine yenkudune ahdellahi min ba'di misakihi ve yaktaune ma emarallahü bihi ey yusale ve yüfidune fil erdi ülaike lehümül la'netü ve lehüm suüd dar.: Amma Allahın ahdini misak ile tevsık ettikten sonra nakzedenler ve Allahın raptedilmesini emrettiği rabıtaları koparanlar ve yer yüzünü fesada verenler, işte bunlar, lânet onlara, ve yurdun kötüsü onlara.''

    Meryem Suresi [19/87].
    لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ إِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِندَ الرَّحْمَنِ عَهْدًا
    ---La yemlikuneş şefaate illa menttehaze inder rahmani ahda.: Rahmanın nezdinde bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaate malik olamıyacaklar.''

    Ahzab Suresi [33/15].
    وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللَّهَ مِن قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْأَدْبَارَ وَكَانَ عَهْدُ اللَّهِ مَسْؤُولًا
    ---Ve le kad kanu ahedüllahe min kablü la yüvellunel edbar ve kane ahdüllahi mes'ula.:Halbuki bundan evvel Allaha ahid vermişlerdi: arkalarını dönmiyeceklerdi, Allahın ahdi ise mes'uliyyetlidir, mutlak sorulur.''
    Tevbe Suresi [9/19]

    أَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَجَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَوُونَ عِندَ اللّهِ وَاللّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
    ---E cealtüm sikayetel hacci ve imaratel mescidil harami ke men amen billahi vel yevmil ahiri ve CAHEDE fi sebilillah la yestevune indellah vallahü la yehdil kavmez zalimin : Ya siz hacılara sekalığı ve Mescidi haramda umreciliği Allaha ve Âhıret gününe iyman edib de Allah yolunda cihâd etmekte bulunan gibi mi tuttunuz? Bunlar ındallah müsavi olmazlar, Allah zalimler gürühuna hidayet vermez.''

    Ankebut Suresi [29/6]:
    وَمَن جَاهَدَ فَإِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِهِ إِنَّ اللَّهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ
    ---Ve men cahede fe innema yücahidü li nefsih innellahe le ğaniyyün anil alemin: Mücâhede eden sırf kendi hısabına mücahede eder, çünkü Allah ganiy, âlemînden müstağnidir.''


    http://www.muhammedinur.com/forum/vi...hp?f=44&t=8202
    Bu makalenin devamı ve orjinalı forumdadır Anahtar barbaros sert started by Gariban Check out original post: Click here

    Google Arama

    %u00D6zel Arama

    MuhaMMedi Kul

    Forum Favorilere Ekle Giris Sayfasi Yap Yonetimle irtibat Yardim

    Kardeş Sitelerimiz

    Uzerine Tikla

    Muhammedinur Eng

    Uzerine Tikla

    Facebook Bağlantılarımız

    Uzerine Tikla
    Uzerine Tikla

    Namaz Vakitleri

Review www.muhammedikul.com on alexa.com
SEO Stats powered by MyPagerank.Net
TOPlist